| Our Founder |
| Written by murataki | |
| Pazartesi, 09 Ağustos 2004 | |
|
Sabahat Akşıray 25.02.1930 yılında İzmir'de doğmuştur.Evli olup bir erkek üç kız evlada sahiptir.
Sabahat Akşıray 25.02.1930 yılında İzmir'de doğmuştur. Çok küçük yaşlarda anne ve babasını kaybetmiştir. Evli olup bir erkek üç kız evlada sahiptir. İlk ve Ortaokulu İzmir’de tamamlamıştır. Hayatının büyük bölümünde, okul aile birlikleri, koruma dernekleri ve çeşitli Sivil Toplum Kuruluşlarında görev alırken bilinçli bir vatandaş olarak topluma hizmet etmenin arayışı içinde olmuştur. Enerjisinin büyük kısmını yakın çevresinden başlayarak toplumun her kesimine yardım etme çabası ile kullanmıştır. Türkiye Cumhuriyet’inin temel ilkelerine bağlılığı, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’e olan sınırsız sevgisiyle çağdaş bir Türk kadını imajı çizmektedir. Hayatının her döneminde Yaratan’dan ötürü insana olan sevgisi doğaya olan sevgisiyle de bütünleşmiştir. Bu sınırsız ve ayrımsız sevgiyi ünlü Türk düşünürü Yunus Emre’nin düsturu olan “Halka hizmet Hak’ka hizmettir” ilkesinden almıştır. Halen 1987 yılında kurmuş olduğu İnsan Dost İhsan Vakfı başkanlığını yürütmektedir. Sevgi-Barış-Güven sloganını yaşamına geçiren vakfın çalışmaları ve misyonu uluslararası platformlarda da dikkat çekmiştir. Bu nedenledir ki dış yardım kuruluşları vakfın projelerini yakından takip etmektedir. Oluşturulan bu güven sayesinde vakfın ürettiği projelere uluslararası kuruluşlardan maddi ve manevi destekler halen sürmektedir. Yukarıda belirtildiği gibi “Halka hizmet Hak’ka hizmettir” düsturunu ilke edinmiş Sabahat Akşıray 1991 yılında Unesco’nun ilan ettiği Yunus Emre Sevgi ve Hoşgörü Yılı’nı fırsat bilerek başkanı olduğu İDİV’i harekete geçirmiştir. Efes Antik Tiyatro’da büyük katılımlı bir şölen gerçekleştirilmiştir. Şölenin geliriyle dönemin İzmir Valisi Sayın Kutlu Aktaş’a gidilerek halktan elde edilen bu gelirin yine halkın hizmetinde kullanılması için ne yapılabileceği sorulmuştur. Sayın Aktaş Otizm’den ve Otistik Çocukların dünyasından bahsetmiş Türkiye’de böyle bir merkeze ihtiyaç duyduğunu aktarmıştır. Açılacak olan bu merkezin Otistik Çocukların ve ailelerinin dünyasına ışık tutacağı kanaati uyanmıştır. Bu yönlendirme ile Sabahat Akşıray ve İDİV üyeleri o güne kadar Türkiye’de var olmayan Otistik Çocuklar Eğitim Merkez’inin fiziksel yapısı ve işleyişi ile ilgili olarak yurt içinde ve yurt dışında çeşitli araştırmalar içine girmiştir. Bir ilki yapmanın zorluğu ve heyecanı içersinde 1994 yılında Türkiye’deki ilk Otistik Çocuklar Eğitim Merkez’inin temeli atılmıştır. ”Sayın Kutlu Aktaş’ın yönlendirmesi ve bizim Otizm ile ilgili araştırmalarımız sonucunda; onların dünyasını yakından tanıma olanağı sağladı. Çocukların ve ailelerin içinde bulunduğu zor koşullar bu kararı almamızda etkili oldu. Sağlıklı çocuklara her zaman bir şeyler yapılıyor. Türkiye nüfusunun 12,9’unun engelli olduğu düşünüldüğünde engelliler için de bir şeyler yapılması gerekliliğine inandık.” “İzmir/Buca’da doğdum. Halen İzmir Karşıyaka’da yaşıyorum. Önce ülkemi sonra yaşadığım kenti çok seviyorum. Yaptığım ve yapacağım her yardımın, bölgesel görünse de ulusal anlamda Türkiye’de yaşayan herkese hitap etmesini amaçlıyorum. 2000 yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Otistik Çocuklara hizmet veren Türkiye’nin ilk Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi yurdumuzun her tarafından öğrenciye bünyesinde hizmet vermesinden ayrıca büyük haz duymaktayım. Kurumun her etkinliğinde onların arasında bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Otistik Çocukların aldıkları eğitim sürecinde onların yüzündeki mutluluk ve ailelerin yüzlerindeki memnuniyet ifadeleri beni her defasında tarifi imkansız duygulara sürüklemektedir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın desteklerini de unutmamak gerekir. Binalar yapılır. Öğrenciler bulunur. Amaçlar belirlenir. Bu amaçları gerçekleştirecek kadrolar olmazsa yapılan bütün yatırım heba ve atıl olur. Bu anlamda Milli Eğitim Bakanlığı’na göndermiş olduğu öğretmen kadrosu için de şahsım ve başkanı olduğum İDİV adına teşekkür etmek isterim.” “Merkez’in işleyişi, çocuklardaki olumlu gelişim yeni ihtiyaçları da beraberinde getirmiştir. İlişkide olduğumuz Yurtiçi ve Yurtdışındaki çeşitli kurum ve kuruluşlara ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirdiğimiz projelerden bahsettik. Otistik Çocukların gelişimine büyük katkı sağlayacağına inandığımız ışık ve ses terapisi için konferans salonunun gerekliliği bir dış yardım kuruluşuna anlatıldı. Projeye maddi destek olmaları talebi olumlu karşılandı. 6 ay gibi kısa bir sürede 200 kişilik konferans salonu yaklaşık €400.000.-’ya kampüs bünyesinde tamamlandı ve hizmete açıldı. Açılan bu konferans salonu yalnızca otistik çocuklara ışık ve ses terapisiyle kalmamıştır. Çok amaçlı olarak kullanılan salon bölgedeki ilköğretim okullarına ve yöre halkına da çeşitli sanatsal ve kültürel etkinliklerle de hizmet vermektedir. Halen Türkiye’nin en büyük otistik çocuklar eğitim merkezi olan kurum gelişim sürecini devam ettirmektedir. Milli Basketbolcumuz NBA yıldızı Mehmet Okur da kurulan diyalogla merkezin ihtiyacı doğrultusunda 15 yaş ve üstü otistik bireylere hizmet verecek 3 sınıflık iş eğitim atölyesi yaptırmıştır. 15 yaş ve üstü bireylerin sayılarının fazla olması sebebiyle yine kurulan ilişkilerle İzmir 9 eylül Lions Kulübü’ne 3 derslikli iş eğitim atelyesi temeli arttırılmış. 9 Eylül 2007 tarihinde hizmete girmesi hedeflenmiştir.” Merkezin yapımı aşamasında benden desteklerini esirgemeyen eşime, çocuklarıma, vakıf üyelerimize ve bilhassa halihazırda merkezin üzerinde bulunduğu arsayı almamızda bizlere olağanüstü yardımda bulunan Emiralem Belediye Başkanı Sayın Veli Dal’a çok teşekkür ederim. Böyle büyük bir projede yakın çevreden ve ailemden gördüğüm destek bizleri ve dolayısıyla beni daha güçlü kılmıştır. Otistik Çocuklar Eğitim Merkezinin planlama aşaması bittiğinde sıra temel atmaya gelmişti. Amacımızı anlattığımız herkes bize her anlamda destek oldular. Özellikle temel atma töreni esnasında yaşadığım bir anı halen aklımdadır ve beni halen çok derinden etkilemektedir. “İnsanlar doğru şeyler yaptığında toplumun her kesiminden destek görür. Yevmiye ile çalışan inşaat işçileri vardır bilirsiniz. Çok para kazanmazlar. Kazandıkları o günkü yevmiyeleri ile evlerine ve çocuklarına aş götürürler. Merkezin temeli atılırken temele ilk kazmayı vuranlardan bir amele bana bu temelin ne için kazıldığını sordu. Ben buraya onun anlayabileceği bir dilde özürlü çocukların eğitim-öğretim görmesi için bir okul yaptığımızı anlattım. O da çok etkilenmiş olacak ki: Bu çorbada benim de tuzum bulunsun, dedi.Sordum: Ne yapmak istersin.? O da: Bu günkü yevmiyemi bu okulun kurulmasına bağışlıyorum, dedi. O gün evine aş ve ekmek belki götüremiyecekti. Ama ben biliyorum ki, çocuklarına ve eşine elinin neden boş geldiğini anlattığında hepsinin yüreğine huzur dolacaktı. O akşam aç yatsalar da özürlülere yardım etmenin mutluluğu hayatları boyunca yüreklerini ısıtacaktı. ”Ömrüm yettiği müddetçe Halka hizmet Hak’ka hizmettir düsturu ile çalışmalarıma devam etmek istiyorum. Bu istek ve arzu ile İzmir ili Seferihisar ilçesinde 2005 depreminden zarar gören 4 aileye 2 katlı 4 dairelik konut yaptırmayı hedefliyorum. Projenin finansal kaynakları sağlanmış olup uygun arsa arayışı içindeyiz. Çok yakında projeyi tamamlayıp ihtiyaç sahiplerine konutlar teslim edilecektir.
|
|
| Last Updated ( Cuma, 13 Mart 2009 ) |